www.sametkoc.net www.20-23.net SOULFULL&LATINHOUSE TRUE HOUSEMUSIC WWW.20-23.NET 20-23 2023 WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET WWW.20-23.NET

SAMET 's posts with tag: 30agust

What are tags? You can give your posts a "tag", which is like a keyword. Tags help you find content which has something in common. You can assign as many tags as you wish to each post.
View posts by people in your network with tag 30agust






29 Ağustos 2007 Çarşamba

30 Ağustos destanının akıllardan çıkmayan sahneleri...

Yok edilmekte olan bir milletin başkaldırışına önderlik eden Büyük Komutan Mustafa Kemal Paşa, mağrur milletine kahramanlık destanının öyküsünü Afyonkarahisar’ın Kocatepe sırtlarında yazdırdı.
Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından olan, Kurtuluş Savaşı’nı zafere götüren ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının çizilmesini sağlayan, Büyük Taarruz emrinin verildiği Afyonkarahisar Kocatepe, yeni bir Zafer Haftası kutlamalarına ev sahipliği yapıyor.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Sakarya Savaşı’nın kazanılmasının ardından, kamuoyunda ve TBMM’de baş gösteren taarruz sabırsızlığı üzerine Gazi Mustafa Kemal Paşa, 4 Mart 1922’de Büyük Millet Meclisi’nin gizli bir toplantısında endişe ve huzursuzluk duyanlara açıklama yaparak kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırdı.
Gazi Mustafa Kemal Paşa, burada yaptığı konuşmada, şöyle diyordu:
"Ordumuzun kararı taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür." Mustafa Kemal Paşa bu konuşmayla bir taraftan zihinlerdeki şüpheyi bertaraf etmeye çalışırken, diğer taraftan da orduyu son zaferi sağlayacak taarruz için hazırlıyordu.
Haziran 1922 ortalarında Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçme kararını almıştı. Asıl amaç, yok edici bir meydan savaşı yapmak, düşmanı çabuk ve kesin bir sonuç alacak şekilde vurmaktı.



Gönderen Admin zaman: 100 0 yorum



DÜŞMANIN DİKKATİNİ ÇEKMEMEK İÇİN FUTBOL MAÇI

DÜŞMANIN DİKKATİNİ ÇEKMEMEK İÇİN FUTBOL MAÇI
Mustafa Kemal Paşa, bir taraftan 21 Ağustos 1922 günü Çankaya Köşkü’nde çay daveti vereceğini gazete ve ajanslara bildirirken, diğer taraftan da ordu birlikleri arasında bir futbol maçı organize edilmesi bahanesiyle ordu komutanlarını Akşehir’e davet etti. Böylece Yunanlıların ve işgal devletlerinin dikkatleri çekilmeyecekti.
Paşa, futbol maçının olduğu gün 28 Temmuz gecesini, komutanlarla genel taarruz hakkında konuşarak geçirdi ve gereken direktifleri verdi.



Gönderen Admin zaman: 100 0 yorum



BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ DİVAN-I HARBE GİDEN YOL

BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ DİVAN-I HARBE GİDEN YOL
Akşehir’de ordu komutanlarıyla gerekli görüşmeleri yaparak Büyük Taarruz için hazırlıkları sürdüren Gazi Mustafa Kemal Paşa, 1. Ordu Komutanlığına atanan Ali İhsan Paşa’yı Divan-ı Harb’e verdi.
Gazi Paşa bu olayı şöyle anlatıyor:
"İhsan Paşa’nın kendisini Divan-ı Harb’e kadar götüren yersiz davranışlarından dolayı, ordu komutanlığından uzaklaştırılması gerekti.
Gerçekten, Ali İhsan Paşa, ordunun disiplinini ve genel yönetimini bir çıkmaza sokacak şekilde hareket etti. Ast komutanları, üstlerine karşı itaatsizliğe ve görevlerini yapmamaya, kışkırtma ve bu davranışları destekleme gibi tutumları yanında, ordunun emirlere uyma ve görev duygusuyla oynayacak kadar entrikacı bir yaratılışta olduğu kanaatini de uyandırdı." Büyük Taarruz öncesi Divan-ı Harb’e verilen Ali İhsan Paşa’nın ardından 1. Ordu Komutanlığı görevine Nurettin Paşa atanarak, ordular arasındaki
koordinasyon sağlamlaştırıldı.



Gönderen Admin zaman: 108 0 yorum



TAARRUZ NEREDEN YAPILACAK?

TAARRUZ NEREDEN YAPILACAK?
Büyük Taarruz öncesi ordular arasında sağlanan koordinasyonun ardından, asıl taarruzun yapılabileceği başlıca üç bölge seçildi.
Birinci Bölge: Sakarya kuzey kolu ile Sivrihisar-Seyitgazi arasındaki bölgeden Eskişehir genel istikametinde taarruz (Porsuk Çayı vadisini takiben kuzey bölgesi).
Buradan yapılacak bir taarruzun Yunan kuvvetlerinin tali kısmına yöneltilmiş olacak, ancak Yunan askerlerinin büyük kısmının imhasını mümkün kılmayacaktır.
İkinci Bölge: Seyitgazi-Afyonkarahisar arasındaki bölgeden taarruz (merkez bölge). Bu bölgeden taarruz iki istikamette olabilecek.
Birincisi Seyitgazi-Eskişehir istikametinde, ikincisi de Döğer istikametinde, Afyonkarahisar bölgesinde bulunanları kuşatacak şekildeydi. Bu bölgeden taarruzun da cephe taarruzu şeklinde olmaya mahkum olduğu ve Türk ordusunun buna gücünün yetmeyeceği kararına varıldı.
Üçüncü Bölge: Afyon bölgesiydi ama konumu itibariyle bu bölge de iki kısım halinde incelendi ve araştırıldı. 1. kısım Afyonkarahisar kuzeydoğusu bölgesi, 2. kısım ise Afyonkarahisar güneybatısı bölgesi. 1.
kısım, arazi açık ve gizlemeye müsait olmadığı gibi, gözetleme, ateş ve topçu mevzileri bakımından da uygun değildi. Buradan yapılacak bir taarruz Yunanlıların kuvvetli yerine çarpıp onları Afyonkarahisar-Uşak ana mihverinde itecekti. 2. kısımdan, yani Afyonkarahisar güney ve güneybatısından yapılacak taarruzla ise Yunan ordusunun büyük kısmının batıya çekilmeden kuşatılması ve imhası mümkün olacaktır. Yunan ordusunun en hassas yeri olan, İzmir-Afyonkarahisar ana stratejik ve ikmal yolu, en kısa zamanda ve en kısa istikametten kesilebilecekti. Böylece bütün Yunan kuvvetleri bir noktadan vurulacak kuvvetli bir darbe ile sarsılabilecekti. Bu suretle derinlikte hazırladığı mevzilerde de tutunması güçleşebilecekti. Taarruz için Afyonkarahisar’ın Kocatepe bölgesi seçildi.



Gönderen Admin zaman: 108 0 yorum



BÜYÜK GÜN

BÜYÜK GÜN
26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genelkurmay
Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü)
ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe’deki yerini aldı.
Büyük Taarruz burada başladı. Topçuların sabah saat 04.30’da taciz ateşiyle başlayan harekat, saat 05.00’da önemli noktalara yoğun topçu ateşiyle devam etti. Türk piyadeleri, sabah saat 06.00’da hücuma geçerek, tel örgüleri aşıp Tınaztepe’yi ele geçirdiler.
Bundan sonra, Belentepe daha sonra Kalecik-Sivrisi düşmandan temizlendi.
Taarruzun birinci günü, 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe’den Çiğiltepe’ye kadar 15 kilometrelik bir bölgede düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu. 2. Ordu da cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.
26 Ağustos günü Türk Ordusu’nun Büyük Taarruz’u Genelkurmay
Başkanlığı’nca TBMM’ye bildirildi. Bu haber, Mecliste ayakta alkışlanarak karşılandı.
27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarırken, Türk Ordusu bütün cephelerde
yeniden taarruza geçti. Bu taarruzlar çoğunlukla süngü hücumlarıyla ve insan üstü çabalarla gerçekleştirildi. 27 Ağustos saat 18.00’da Afyonkarahisar, 8. Tümen tarafından kurtarıldı. Afyonkarahisar, kurtuluşun şanlı ve şerefli müjdesi olmuştu. Başkomutanlık Karargahı ile Batı Cephesi Komutanlığı Karargahı Afyonkarahisar’a taşındı. 28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri, başarılı geçen taarruz harekatı düşmanın 5. tümeninin çevrilmesiyle sonuçlandı. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçerek muharebenin süratle sonuçlandırılmasını gerekli buldular. Düşmanın çekilme yollarının kesilmesi ve düşmanı çarpışmaya zorlayarak, tamamen teslim olmalarını sağlama yolunda karar alındı. Karar, süratli ve düzenli şekilde uygulandı. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekatı Türk Ordusu’nun kesin zaferiyle sonuçlandı. Büyük Taarruz’un son safhası askeri tarihimize "Başkomutanlık Meydan Muharebesi" olarak geçti. 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı, dört taraftan sarılarak Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında bizzat idare ettiği savaşta, tamamen yok edilmiş veya esir edilmişti. Böylece kesin sonuç, beş gün içinde elde edilmiş ve hazırlanan plan tam başarıyla uygulanmıştı.



Gönderen Admin zaman: 108 0 yorum



YUFKA VE KAYNAMIŞ YUMURTA LÜKS YEMEK

YUFKA VE KAYNAMIŞ YUMURTA LÜKS YEMEK
Büyük Taarruzun Kocetepe’den yapılması kararının ardından Türk Orduları Şuhut ilçesi Çakırözü köyünden Kocatepe’ye sevk edilmeye başlandı.
Çakırözü köyünde değirmencilik yapan Mustafa Efendi’nin su değirmeninin yanına kurulan çadırda bir gün kalan Mustafa Kemal Paşa, Mustafa Efendi’nin eşi Şemsi hanımın yaptığı yufka ile karnını doyurur, bölgede bulunan ve Ardıçlı çeşmesinin suyundan içiyordu.
Annesinin ve babasının Mustafa Kemal Atatürk’e hizmet etme şerefini her zaman dile getiren 90 yaşındaki Sultan Hanım, annesinin kendisine aktarımlarını şöyle anlattı:
"Mustafa Kemal’in çadırı babamın değirmeninin yanına kurulunca, askerler de Kocatepe’ye çıkmaya başlamış. Annem değirmende öğütülen unlarla Paşamıza yufka yapıp, tavukların yumurtalarından kaynatarak karnını doğurmuş. Ortada yiyecek yok ki. Yufka ve kaynamış yumurta bile büyük bir nimet, misafirlere verilebilecek lüks bir yemek. Paşamız orada bulunan Ardıçlı çeşmesinin suyunu çok sevdiği için babam da o çeşmenin suyunu paşamıza taşımış. Değirmenin yanında bulunan büyük bir ceviz ağacına da telsizler falan kurularak haberleşme oradan sağlanmış. Bu büyük şahsiyete ne kadar minnet duysak azdır."



Gönderen Admin zaman: 108 0 yorum



ATEŞKES TEKLİFİ

ATEŞKES TEKLİFİ
Afyonkarahisar Kocatepe’de verilen emirle başlayan Büyük Taarruz sonucu bozguna uğrayan düşman askerleri, büyük kayıplar vererek geri çekilmeye başladılar. İzmir’de düşmanın denize dökülmesinin ardından itilaf devletlerinden çeşitli teklifler gelmeye başladı.
İtilaf devletlerinden İstanbul’da bulunan Fransız Fevkalade Komiseri General Pell, İzmir’de Gazi Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek, Türk askerinin Trakya’ya girmemesi ve ateşkes tavsiyesinde bulundu. Mustafa Kemal Paşa ise Trakya’yı da kurtarmadıkça ordularımızın durdurulmasına imkan olmadığını söyledi.
Bunun üzerine İzmir’e İtilaf Devletleri Dış İşleri Bakanları imzasını taşıyan 23 Eylül 1922 tarihli bir nota geldi. Bu notada iki önemli nokta yer alıyordu. Bunlardan biri askeri harekatın durdurulmasıyla diğeri de Barış Konferansı ile ilgiliydi.
Bu notaya Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından şöyle yanıt verildi:
"Biz, Rumeli’de Doğu Trakya’yı milli sınırlarımıza kadar tamamen almadıkça askeri harekattan vazgeçemeyiz. Ancak, yurdumuzun bu bölgesinden düşman birlikleri çıkarıldığı takdirde böyle bir harekata devam etmeye kendiliğinden gerek kalmayacaktır. Bu notada, Venedik veya başka bir şehirde toplanacak olan İngiliz, Fransız, İtalyan, Japon, Romen, Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ile Yunanistan’ın da çağrılacağı bir konferansa, delegelerimizi göndermeyi kabul edip etmeyeceğimiz sorulmakla birlikte, görüşmeler sırasında Boğazlardaki tarafsız bölgelere bizden asker gönderilmemesi şartıyla, Edirne dahil olmak üzere Meriç’e kadar Trakya’nın bize iadesiyle ilgili talebimiz olumlu karşılanacaktır." 26 Ağustos 1922 sabahı verilen Büyük Taarruz emri, Türkiye’nin kaderini
değiştirerek, yapılan anlaşmalar sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü sınırlarının çizilmesine neden oldu.



© 2008 Multiply, Inc.    About · Blog · Terms · Privacy · Corp Info · Contact Us · Help